Haber

Türkiye’de her yıl 250 bin yeni kanser tanısı konuluyor.

Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Uzman, Türkiye’de her yıl 250 bin yeni kanser tanısı konulduğunu ve bunun günde 600’ün üzerinde bireye karşılık geldiğini söyledi. Yıldıray Tanrıver, ‘Maalesef 2030’da 13 milyondan fazla insanı kanserden kaybedeceğiz. 22 milyon kişiye ise yeni kanser teşhisi konacak. Maalesef dünyada her 5 kişiden 1’i kansere yakalanıyor. Her 8 erkekten 1’i ve 11 kadından 1’i kanserden ölüyor. Bunları önlemek mümkün. Lütfen erken teşhise önem verelim. “Sağlıklı ve uzun yaşamın formüllerini birlikte arayalım” dedi.

4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde konuşan Radyasyon Onkolojisi Uzmanı ve Infinity Rejeneratif Kliniği Medikal Direktörü Yıldıray Tanrıver, ‘Kanserden korunabiliriz. Kanser aslında kaderimiz değil. Elbette birçok genetik faktör rol oynuyor ancak epigenetik faktörler dediğimiz çevresel faktörleri etkileyerek kendimizi kanserden korumamız mümkün. Daha önemli konu ise erken teşhistir. Kanseri ne kadar erken teşhis edersek o kadar hızlı harekete geçebilir ve tedavisine ulaşabiliriz” dedi.

“HERHANGİ BİR ORGANDAKİ DEĞİŞİKLİKLER KANSERE GİDEN YOLDA ALARM SESİ OLABİLİR”

Kanserin birçok belirtisinin olduğunu söyleyen Uzman, şöyle konuştu: Dr. Tanrıver, ‘Vücudun herhangi bir organındaki değişiklik kansere giden yolda alarm verebilir. Örneğin; Benin olması, bendeki kanama, üstündeki dokunun değişmesi ya da renginin değişmesi bizim için önemlidir. Çok fazla öksürük, balgam, kanlı balgam, ağrı, vücutta şişlik de çok önemlidir. Bunların hepsi kanser belirtisi olabilir. Bu belirtilerin mutlaka uzman hekim tarafından kontrol edilmesi gerekiyor” dedi.

‘İYİ BİR UYKU ÇOK ÖNEMLİ’

Uzman, teşhis işlemlerinde genetik testlerin önemli olduğunu hatırlattı. Tanrıver, ‘Yapay zekayı kullanarak aslında genetik testlerde risk faktörlerimizi belirleyebiliyoruz. Bu risk faktörlerini belirledikten sonra yaşam tarzımız bizim için çok değerli hale geliyor. İyi bir uyku çok değerlidir. Ayrıca egzersiz yapmak, aktif olmak ve bol su içmek de çok önemlidir. Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan işlenmiş gıdalardan uzak durmamız gerekiyor. Uzun ve sağlıklı yaşayarak kanserden korunmanız mümkün. Kanserin hem tanısında hem de tedavisinde yapay zekayı kullanıyoruz. Örneğin ultrason sırasında yapay zeka ile üç boyutlu biyopsi alınarak pek çok damar, atardamar, doku, karaciğer, safra kesesi, pankreas ve şah damarını incelemek mümkün. Bu tip ultrason cihazlarıyla Kovid-19 sonrası damarlarda meydana gelen değişiklikleri tespit etmek ve tespit etmek mümkün” dedi.

‘HİDROJEN TEDAVİSİ HEM KANSERİ KÜÇÜRÜCÜ ETKİSİ VAR HEM KANSERİN ÖNLENMESİNDE ÇOK ÖNEMLİ’

Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi tedavilerin yanı sıra yeni tedavi yöntemlerinin de bulunduğunu belirten Prof. Tanrıver, ‘Şu anda immünoterapiler, akıllı ilaçlar ve hedefe yönelik tedaviler ön plana çıkıyor. Hidrojen terapisi daha da farklı bir prosedürdür. Bu da çok yeni tekniklerden biri olarak öne çıktı. Birçok literatür ve çalışmaya baktığımızda hidrojenin tıbbi hidrojenden alınarak kanser tedavisinde rol oynadığını görebiliriz. Hem kanseri azaltıcı etkiye sahiptir hem de kanserin önlenmesinde oldukça önemlidir. Çünkü serbest radikalleri ve oksidatif gerilimi ortadan kaldırır. Böylece paslanmayı önler. Hücrelerdeki paslanma, dokularda kansere giden yolda önemli adımlardan biridir. Bu pası hidrojen inhalasyon tedavisiyle yok edersek kanserin yollarından birini önleyebiliriz. Bu yeni bir yol. Kemoterapi ve diğer kanser tedavi yöntemleriyle birlikte ortaya çıkan hidrojen tedavisi, korunma yollarından biri olarak öne çıkıyor. Hidrojen inhalasyon tedavisinin bir diğer etkisi ise diyabette oldukça etkili olmasıdır. Diyabette şekeri düşürdüğünü gösteren birçok çalışma bulunmaktadır. Birçok diyabet hastasında kanser riskinin aslında arttığını ve daha büyük oranda ortaya çıktığını biliyoruz. “Bu bilgiler ışığında hidrojen tedavisini tip 2 diyabet hastalarında kullanabilirsek, şeker seviyesini düşürerek ve insülin direncini azaltarak kanser tedavisi ve önleme prosedürlerinde yeni bir çığır açabiliriz” dedi.

EPİGENETİK FAKTÖRLER ARTIK ÇOK DAHA ÖNDE

Uzman, çevresel faktörlerin de genetiği değiştirebileceğini belirtiyor. Dr. Tanrıver, ‘Kanserde genetik önemlidir. Ama beklendiği kadar değil. Epigenetik faktörler artık çok daha ön planda. Bunlar epigenetik faktörler dediğimiz çevresel faktörlerdir. Örneğin soluduğumuz havanın oksijen içeriği düşükse bu durum genetiği değiştirebilir. Aynı şekilde çok fazla işlenmiş gıda yersek genetiği değiştirebiliriz. Bağışıklık sistemimizi korumak çok değerlidir. Sindirim sistemimiz de artık ön plandadır. Birçok kişiyi mikrobiyom testiyle yani bağırsaktaki bakteri oranına bakarak tedavi ediyoruz. Çünkü bağışıklık sisteminin yaklaşık yüzde 80-85’i sindirim sisteminden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle işlenmiş gıdalardan uzak duralım. “Uzun ve sağlıklı yaşamın ön koşullarından biri de iyi beslenelim” dedi.

‘TÜRKİYE’DE KANSER SIKLIĞI DÜNYANIN BİRÇOK ÜLKESİNE GÖRE DAHA AZ’

Uzman, Türkiye’de kanser görülme sıklığının dünyanın birçok ülkesine göre nispeten düşük olduğunu söyledi. Tanrıver, ‘Burada şanslı genlere sahip olduğumuzu söyleyebiliriz sanırım. Toplum geliştikçe kanser riski de artıyor. Bu durumda beslenme, uyku yoksunluğu ve hareketsizlik de rol oynuyor. Kanserin görülme sıklığı tanıyla birlikte artıyor. “Ülkemizde akciğer kanseri, meme kanseri, bağırsak kanseri, prostat ve tiroid kanserleri oldukça yaygındır” dedi.

DOKTORA BAŞVURULMADAN VİTAMİNLER KULLANILMAMALIDIR.

Uzman, kanserden korunmak için tütün ve türevlerinden kesinlikle uzak durulması gerektiğini belirtiyor. Dr. Tanrıver, erken teşhisin önemine dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:

‘Alkol ve işlenmiş gıdalardan da uzak duracağız. Hareketsiz bir yaşam sürmeyeceğiz ve beslenmemize dikkat edeceğiz. Bunları yaparsak kanserden büyük ölçüde korunmuş oluruz. Önemli bir nokta daha var. Çok fazla vitamin ve mineral kullanılmaya başlandı. Özellikle bitkisel olanlar çokça kullanılmaktadır. Bunlar kanseri önlemede ve tedavi etmede etkili olabilir. Ancak bunları kullanmadan önce doktorunuza danışın. Çünkü vücudunuza koyduğunuz her şeyin yan etkileri olabilir. Bu özellikle kanserin önlenmesi ve kanser tedavisi için geçerli olabilir. Bunu vurgulamak istiyorum. Doktorunuza danışmadan bu tür işlemlere başvurmayınız. ‘Doktorunuzun bilgisi olmadan bitkisel veya başka maddeler almayınız.’

haber-sefaatli.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu